(https://i.hizliresim.com/odYBYo.jpg)
İnceleme: The Forest - Yerlilere Karşı ile bugün karşınızda olacağım. Öncelikle oyunumuz bir hayatta kalmaya dayalı bir aksiyon oyunu ve bu yönüyle de bir hikayesi bulunuyor. Oyunumuz 2014 yılında oyunculara Alpha sürümü ile sunulmuş. Oyundan 2017 yılında haberim olduğu için o daha öncesi tarihlerde kesin bir bilgim yok lakin bir kaç yerde gördüğüme göre galiba o zamanlar bir hikayeye sahip değildi oyunumuz. Lakin her gün gelişmeye giden oyunumuz hikaye modu olan bir hayatta kalma oyununa dönüşmüş.
KISA HİKAYE:
Yaklaşık 8-9 saat kadar oynama fırsatım oldu toplamda ve bu süreçte arkadaşımla beraber oyunu etraftan topladığımız bir kaç bilgiyle denedik. Eğer grafik ve oynayış açısından bir hayatta kalma oyunu arıyorsanız The Forest tam size göre! Hikaye modu hala eksik olsa da bunu size hissettirmeyeceğine eminiz. Şimdi ise biraz hikayesine göz atalım. Bildiğimiz gibi bir hikayesi olduğu için gözlerimizi uçakta açıyoruz ilk olarak. Ve yanımızda -tam olarak bilmesem de- sanırım oğlumuz oturuyor. Uçak neredeyse boş ve Timmy uyuyor ve birden uçak düşmeye başlıyor. Ardından gözlerimizi uçak düştükten sonra açıyoruz ve uçağın bir yarısında bulunuyoruz. Uçakta bulduğumuz baltayla etraftaki düşen valizlerden belirli eşyalar alıyoruz. Ve oyunumuz işte böyle başlıyor. Oyunda ise bazı görevlerimiz var. Bunlardan ilki Timmy'i bulmak.
(https://i.hizliresim.com/XbDOyo.png)
OYNAYIŞ:
Üstteki fotoğraftada gördüğünüz gibi bir mide (açlık), susuzluk barı, can barı ve enerji barımız bulunuyor. Susuzluğumuzu kaplumbağaların kabuklarıyla yaptığımız bir eşyayla veya temiz su kaynaklarından karşılayabiliyoruz. Yemek için ise genelde avlanmak gerekebiliyor fakat tarımla da uğraşabiliyorsunuz. Enerji barı ise yemek yedikçe ve uyudukça artar, gün içerisinde tükettiğiniz enerji ile bar giderek azalır ama olduğu kadarıyla da yenilenir dinlendikçe. Oyunda ilk temel amacımız yemek, su ve barınak ihtiyacı. Bunun için etraftan hemen odun kesip, çubuk toplayarak kendimize bir barınak yapabiliyoruz. Su ve yemek için ise sahile gelen kaplumbağaları öldürerek en kolay şekilde başlayabiliyoruz. Ayrıca barınak, su kabı ve daha bir çok şeyi yapmanın tarifini verdiği bir kitapla başlıyoruz, bu sayede kolayca inşa yapabiliyoruz. Oyunda gayet güzel olan bir özellik var: denizcilik faaliyeti yapabiliyorsunuz! Oyunda en hoşuma giden özellik diyebilirim. Gemileri sürmek ise gayet zevkli. Yamyamlardan gerektiğinde bu sayede de kaçabiliyorsunuz. Ve evet adada yalnız değiliz. Yamyamlarla beraberiz!
(https://i.hizliresim.com/004O8D.jpg)
DÜŞMAN:
İşte hayatta kalmamızı zorlaştıranlar! YAMYAMLAR !
Oyunun ilk vakitlerinde pek gözükmüyorlar. Fakat daha sonra ara ara uğruyorlar. Gündüz gece farketmiyor onlar için. Şöyle kötü bir yanı var; bir yerden sonra yerinizi keşfediyorlar ve toplu bir şekilde yaşadığınız bölgeye baskın yapıyorlar. Biz ilk başta savaşmaya gücümüz yetmeyecek sandık. Daha önce yapmış olduğum gemileri alarak bir süre denizde vakit geçirdik. Daha sonra ise uzaklarda biraz vakit geçirdik ve bazı yerler keşfettik. Yamyamların köyleri var! Bu köylerde bazı işinize yarayan şeyler bulabiliyorsunuz. Ayrıca daha karşılaşmasam da bazı mağaralar var. Yalnız bu mağaralar zor iş. Oyunda yeterince gelişmeden girmemek gerek.
(https://i.hizliresim.com/yGAbm0.jpg)
Ve son olarak oyunu 1 kere de olsa oynamanızı tavsiye ederim. Özellikle arkadaşlarınızla oynamak aşırı keyif verici. Fiyatına gelecek olursa oldukça uygun.
Steam Platformu : 24.00 TL
Forest'ı bilmeyen birinin çıkacağını düşünmüyorum. Güzel bir oyun.
Teşekkür ederim. Güzel paylaşım.